"Tarihi canlı bir savaş alanı, bir ideolojik çatışma bölgesi olmaktan kurtarmamız lazım"

 

“Lefke’ye Teşekkür Ediyorum…”

Çok spor yazısı yazdım, özellikle son yıllarda. Ama şimdiye kadar hiçbir sporcuyla röportaj yapıp yayınlamadım. Her şeyin bir ilki vardır. Bu yaptığım da bir ilk olsun, tecrübe toplayalım…

AKSA Süper Ligi 2022/2023 sezonu hazırlık aşamasına Lefke TSK biraz geç girdi. Başkanlık seçimi, antrenör transferi, yabancı futbolcu bulayım derken takvimler Temmuz’u buldu. Tabii ki geç kalınca birçok alanda sıkıntılar başladı, özellikle de yabancı futbolcu bulma konusunda. Lefke takımı da bu kaderi yaşadı. Ama yine de antrenmanlara tercih yapabilmek için iki yabancı çıkarta bildi: Frank ve Kabıri Alhassan.

Antrenmanlar hızlı şekilde devam ederken bu iki değerli futbolcu arasında seçim yapmak zorlaştı. Frank, uzun süredir Kıbrıs’ta bulunan, uzun boylu, fizik yapısı sağlam fakat hazırlık maçlarında gelgitler yaşayan bir oyuncuydu. Kimi hazırlık maçlarında goller atan, kurtarıcı gibi gözüken, kimi maçlarda ise sadece sahada gezinen, baskı ve doğru koşular yapamayan bir forvetti. Tam da güzel bir oyundan sonra “Frank tamamdır, almamız lazım” derken diğer maçta hayal kırıklığı yaratıyordu. Kabıri Alhassan ise antrenmana biraz geç başlayan, hazırlık maçlarında forvette de denenen fakat mevkii sağ açık olan, oyun anlayışından kumaşının iyi olduğu anlaşılan bir oyuncuydu. Kıbrıs’a yeni geldiğinden uyum sorunu yaşayan ve antrenmanlara geç başladığı için de daha kendini tam gösteremeyen bir yapıya sahipti. Her ne kadar bu iki değerli oyuncu arasında karar vermek zor olsa da ibreler Frank’tan yanaydı. Hem zaman zaman güzel oyunlar çıkarması, hem de takımın forvet ihtiyacından dolayı bu yönde fikir belirmişti. Yani Alhassan gözden çıkarılmıştı. O günlerde oynanacak son hazırlık maçı olan Yalova SK maçı öncesi acele edilmemesi, Alhassan’ın bir daha denenmesinde fayda olduğunu yazmıştım. Yalova SK ile oynanan hazırlık maçında Alhassan ilk 11’e alınmamış ve gelmişken son maçını da oynasın öyle ayrılsın fikri hâkimdi, yedekler arasındaydı. Bu maçta Lefke takımı genel olarak çok kötü oynadı. Frank ise sahanın en kötülerindendi. Lefke takımı yenik durumda iken, ikinci yarı artık son maçını oynayıp takımdan ayrılacak olan Alhassan oyuna girdi. Alhassan’ın büyük katkılarıyla maçın şekli değişti. Önce beraberlik ve daha sonra penaltı atışlarından maç kazanıldı. Bu maçta Alhassan’ın kalitesi biraz daha ortaya çıkmıştı. Alhassan’ın kaderini belirleyen bir maç oldu Yalova SK maçı desem abartmış olmayacağım. Tabii ki maç sonrası onda karar kılındı ve lisans çıkartıldı.

Alhassan Lefke takımında yarım sezon oynadı. Birkaç maçta forvette denense de sağ kanadın ustası olduğunu her oyunda gösterdi. Dar alanda çalımlar ata bilen, sağ kanattan hızlı çıkabilen, isabetli ortalar atan bir yapıya sahipti. Hem de gole yakın bir oyuncuydu. Onun bu oyunu sayesinde Lefke takımı ilk devrenin çoğu maçlarında sağ kanadı tercih etti ve bunda olumlu sonuçlar da aldı. Alhassan güzel ortalar yaptı ve zaman zaman da gollerini attı. Bazı maçlarda sakatlandı fakat buna aldırmadan oynadı, çünkü sakatlıkları ciddi değildi.

Son yıllarda özellikle yabancı transfer sayısı bire düşünce Kıbrıs liginde takımlar bu kontenjanı yırtıcı bir yabancı forvet için kullanmak isterler. Böyle bir forvetin varsa gol yollarında sıkıntı yaşamazsın. Lefke takımı transfer sezonuna geç başladığı için bu anlamda tercihini sağ kanattan yana kullanmıştı, forvete Zekai belki ilaç olabilir düşüncesiyle. Fakat forvet için düşünülen Zekai’nin beklenen performansı göstermemesi takımı yeni karar almaya itti. Kıbrıs liginde birçok takımın yabancısından iyi olan fakat mevkiinden dolayı kaybeden Alhassan’la yollar ayrıldı. Yerine yine Nijerya’dan olan forvet Chıbuzor transfer edildi. İlk maçlarına gollerle başlayan Chıbuzor umarım Lefke takımının aradığı forvet olur…

… Alhassan yakın günlerde Kıbrıs’tan ayrılacak. Aynı apartmanda kalıyoruz. Efendiliğiyle, dürüstlüğüyle, inancına, kültürüne bağlılığıyla tanıdığım Alhassan’la giderayak çay eşliğinde bir röportaj gerçekleştirdim. Oğlum Abdullah Ağaoğlu da bana eşlik etti. Aklımızdan geçen tüm soruları sordum ve sağ olsun Alhassan da hepsini içtenlikle cevapladı. Biraz da sosyal ve kültürel yaşamı içeren bu röportajı size takdim edeceğim.

Bu arada bir not daha düşmem lazım. Yabancı dilim Rusçadır, Alhassan’ın yabancı dili İngilizcedir. Genelde bildiği az sayıda Türkçe kelimelerle iletişim kurardık. Röportajı da yine bu gelimeler üzerinden yapmayı planlamıştım fakat röportaj sırasında bunun yeterli olamayacağını ve “google baba”dan yardım almamız gerekti fikri de hasıl oldu. Bundan dolayı da zaman zaman komik anlar yaşadık.

  •  

Soru: Alhassan, hangi tarihte, nerede doğdun?

Alhassan: Abi, doğdun ne demek?

Alhassan’nın soruya soruyla cevap vermesi üzerine kahkahalar attık. Daha işin başında anladık ki bu iş “google baba”sız olmaz. Onu devreye sokuyoruz ve cevabı alıyorum:

Alhassan: 5 Haziran 2000 tarihinde Nijerya’da, Kaduna’da doğdum.

Soru: Nasıl bir aileniz var? Ailede kaç kişisiniz?

Alhassan: Ailede anne, baba ve 5 kardeşiz: 3 erkek, 2 kız. Ben ortancayım. İki abim var. Ben geliyorum. Sonra 2 kız kardeşim var. Babam öğretmen, matematik hocası. Nijerya’da eğitim almıştır. Anne ise doktordur.

Soru: Kaduna büyük bir şehir mi? Merkezde mi yaşarsın, köyde mi, kırsalda mı?

Alhassan: Merkezde yaşıyoruz

Soru: Nijerya’da hangi dilde konuşursunuz, yerel bir Nijer diliniz var mı?

Alhassan: Hausaca konuşuruz.

Soru: Hausaca nedir, bir kabile dili mi?

Alhassan: Evet, mesela 3 kabile var. Hausa, İbo, Yoruba. Hepsi büyüktür bunlar.  Ama eğitim dilimiz İngilizcedir. Bizim dilde okul yoktur. Ailede, arkadaş arasında Hausaca konuşuyoruz. Ama başkalarıyla İngilizce ile anlaşıyoruz.

Burada boş bulunarak ve biraz da Afrika merağımdan olacak ki Alhassan’dan dinini soruyorum ve esprili bir cevap alıyorum:

Soru: Alhassan, dinin nedir, Müslüman, Hıristiyan?

Alhassan: Abi, adım Hassan ya.

Vallah, Alhassan’ın bu cevabına bayıldım…

Soru: Mezhebiniz var mı? Şafi, Maliki, Hanefi, Hanbeli…

Alhassan: Maliki.

Soru: Sizin bölgede Hristiyan mı çok, Müslüman mı?

Alhassan: Afrika’da yarı yarıya diyebilirim. Ama bizim şehrin çoğu Müslüman.

Soru: Alhassan, peki sizin orada çocuklara hangi isimler veriyorlar?

Alhassan: Erkeklere Muhammed, Ali, Hasan, Hüseyin. Bayanlara Ayşe, Sabiye, Ruhide, Ruhisa. Fatima.

Soru: Okula nerede devam ettin?

Alhassan: Kaduna’da okula gittim. İyi öğrenciydim. Başarılıydım. Kardeşlerim de hepsi okumuş insanlar.

Soru: Peki üniversite düşünmedin mi?

Alhassan: Ben üniversite yok, ben futbol var.

Soru: Futbola ne zaman başladın?

Alhassan: Gözümü futbolla açmışım. Sokaklarda oynadık, orada başladık.  Sonra Kaduna’da CS Futbol Akademisi’ne gittim.  

Soru: İlk top ve formayı kim aldı sana?

Alhassan: İlk topu babam aldı, ilk formamı ise abim aldı. İlk formam Ronaldinyo’nun Barselona formasıydı.

Soru: Hangi takımı tutarsın?

Alhassan: Barselona tabi ki.

Soru: İlk hangi takımda oynadın?

Alhassan: Nijerya’da Young Barselona takımında oynadım. CS Akademide oynadım.

Soru: Hangi mevkide oynardın?

Alhassan: Tüm mevkilerde oynadım.

Soru: Nasıl oldu sağ kanada geçtin?

Alhassan: Inısta gibi orta sahada oynuyordum. Bir gün sağ kanattaki arkadaş sakatlandı ve hoca beni orada oynattı. O gün çok iyi oynadım ve oradan bir daha ayrılmadım.

Soru: Çocukken futbolcu olarak kime benzemek istiyordun.

Alhassan: Barselona’da her kese. Messi’ye. Ve ayrıca tabii ki özellikle sağ kanat oyuncusu olan Ronaldo’ya.

Soru: Türkiye’ye nasıl ve ne zaman geldin?

Alhassan: Türkiye’ye 2019 yılında geldim. Menajerler Nijerya’ya futbolcu izlemeye gelmişlerdi. O zaman Akademide idim. Beni beğendiler ve Türkiye’ye gel dediler. 1 ay sonra Türkiye’ye geldim. İlk takımım Çukurova Birlik takımı oldu. İki sezon orada oynadım. Sonra Adana Demirspor’da denendim. Beğenildim. Menajer 10 yıllık kontrat önerdi. Ben kabul etmedim. Sonra menajerden ayrıldım. İstanbul’a gittim. Burada iken eski takım geri çağırdı beni. Bu sürede Corona başladı ve bitinceye kadar bekledim. Tarsus’ta Kanalspor’da yarım sezon oynadım. Sonra takımdan ayrılmak istedim. Çünkü onlara göre üst sıradaydım. Bana Kıbrıs’ı düşünüp düşünmediğini sordu menajerler. Lefke’yi dediler ve ben de kabul ettim.

Soru: Lefke nasıl bir yer:

Alhassan: Lefke iyi.

Soru: Nasıl bir iyi bu?

Alhassan: Yani güzel ama sakin, rahat, huzurlu bir yer.

Soru: Lefke takımı nasıl?

Alhassan: Takım çok iyi, arkadaşlar çok iyi,  no problem. Hoca iyi, ortam iyi.

Soru: İlk geldiğinde zorlandın mı?

Alhassan: Uyum sağlamada bir az zorlandım. Çünkü barınma yerim iyi değildi. Uyuma, dinlenmem iyi değildi. Bundan dolayı da kafa da rahat değildi. Muhaceret sorunum devam ediyordu ve hala da devam eder. Daha sonra yeni yere, sizin apartmana taşındım. Daha rahattı burası. Eve gelip duşumu alıp rahat dinlenmeye başladım. Ve tabi ki bu oyunuma da yansıdı. Daha çok futbol düşünmeye başladım. Çünkü kafa rahattı.

Soru: Lefke’de oynadığın oyunu beğendin mi?

Alhassan: İyi oynadığımı düşünüyorum. Arkadaşlar beni iyi tanır.

Soru: Olumsuz olarak hatırladığın maç hangisi?

Alhassan: Farklı yenildiğimiz Yenicami maçını unutamıyorum. Almamız lazımdı. 5:1 yenildik. Çok hazırlandım, çok düşündüm bu maçı. Ama olmadı. Kötü oynadık ve yenildik.

Soru: Unutamadığın iyi maç?

Alhassan: Merit Alsancak Yeşilova maçını unutamıyorum. Gol atmadım ama çok mutlu olduğumuz bir maçtı. 5:1 yenilgiden sonra bunu almamız beni çok mutlu etti.

Soru: İlk golü hangi maçta attın?

Alhassan: Gönyeli maçında. Maçı 1:0 aldık. Topu sağ kanada, Zekai’ye çıkardım ve ortaya koştum. Zekai orta yaptı ve kafa golü attım.

Soru: Burada oynarken sakatlık geçirdin mi?

Alhassan: Ben sakat değilim ama bazı maçlardan kısa sakatlığım oldu.

Soru: Sağ kanatta oynarsın ama Yonpaş Dumlupınar maçında sol açık oynadın

Alhassan: Ben Türkiye’de sol açık da oynadım. Ama orta yapmada sol ayağım problemli. Oyuncunun yaklaşması lazım. Ama bu olmayınca o oyunda orta yapamadım ve olumlu kullanamadım.

Soru: Lefke seyircisi nasıl?

Alhassan: Çok iyi, beğendim.

Soru: İlk yarı sonunda sözleşmen bitti, o gün ne düşündün?

Alhassan: Ben futbolcuyum. Profesyonelim. Buradaki görevim bitti anladım. Şimdi sıkıntı başka. Kontrat bitti gitmem lazım ama oturma iznim daha alınmış değil. Gidip başka takımda oynamam lazım ama Kıbrıs’tan çıkış iznini daha alamadım. Kıbrıs’ta başka takımdan teklif almadım. Türkiye’de oynayacağım takım var. Ama Kıbrıs’tan çıkmam lazım.

Soru: Lefke’yi nasıl hatırlayacaksın?

Alhassan: Benim için iyi, burada iyi bir deneyim yaptım.

Soru: Alhassan, 6 Şubat’ta deprem oldu, ne his ettin?

Alhassan: Evet, hissettim. Çok korktum. Bol bol dua ettim. Nijerya’dan arkadaşlarım, ailem, hocalarım aradı. Türkiye’de ölen arkadaşlar oldu. Onlar için bol bol dua ettim.

Soru: Eklemek istediklerin var mı?

Alhassan: Söyleyecek başka bir şeyim yok ama yarım sezon kulüpte oynama şansı verdikleri için Lefke takımına, yönetim kuruluna teşekkür ediyorum, minnettarım.

Röportajımızı burada tamamladık. Alhassan’ın bahsettiği muhaceret sorununun da artık çözüldüğünü duydum. Yakın günlerde Lefke’den ayrılacak…

Alhassan’a bundan sonraki futbol yaşamında başarılar diliyorum…

 482 18-02-23

  Paylaş   Tweetle   Paylaş   Paylaş   Gönder
Copyright © 2017 Doç. Dr. Elnur Ağayev | Bu sitedeki tüm görsel materyallerin hakkı saklıdır.
×
×

Avatar
Hatırla beni